13. bölüm Konumdeviriş! (1)
Anlamadığınız sözcüklerin üzerine, sıçanuçuyla dokunun; belki de, açıklamasını bulabilirsiniz.
3. kısım


Kapı zili çaldı. Seçil Serpil, dingince kapıya doğru yürüdü ve monitörü açtı. Sevil ve Çiğdem gelmişlerdi. Düğmeye bastıktan sonra; kapıyı açtı ve dışarı çıktı. "Ne o, bayanlar? Mola akşamı mı yapıyorsunuz?"

İki kadın, hızlı adımlarla, Seçil'in yanına vardılar. "Bayan Ağtunç, bu akşam da evde yok. Biz de, düşündük ki; direnişe gidebiliriz. Siz de, gelmek ister misiniz?"

Bu sırada, kapıdan içeri girmişlerdi. Bigün de, onlara doğru yaklaşıyordu. "Ne duydum? Direnişe mi gidiyoruz?"

"Gelmek istediğiniz görüyorum, Bayan Boğa; doğru mu anladım?"

"Neden olmasın? Bir değişiklik olur. Sen, gerçekten de istiyor musun, Sevil?"

Sevil, önce Seçil Serpil'e baktı; o, istekli gözüküyrdu. "Çoğunluk, karar verdiğine göre; bana, katılmak kalır." Anlamlı bir gülümseme eşliğinde; iki yumruğunu, önünde salladı.

"Peki; tam olarak; nereye gideceğiz?" diye sordu Seçil.

Önce, her ağızdan bir şeyler çıktı. "Kuzeydoğu girişine," dedi Sevil.

"Bize de açıklar mısınız?" diye yakındı Çiğdem.

"Kuzeydoğu yönü, aslında; bir çatalağzıdır," dedi Bigün. "Anayol, doğrudan il oltağına giderken; biraz sağda kalan yön ise, doğrudan ilçemizin oltağına gidiyor."

"Yâni; orada da mı iki seçeneğimiz var?" diye sordu Seçil.

"Hele; bi yola çıkalım!" dedi Bigün. "Durun! Hun da, bizimle gelsin." Sakonun ortasına doğru seslendi: "Hun? Nerdesin?"

Hun, bir koltuğun kolçağının arasından, minik başını uzattı. "Hauğ," dedi sevimlice.

"Dışarı çıkıyoruz," dedi Bigün. "Sen de, bizimle geliyorsun."

Hun, hızlıca koltuktan aşağıya fırladı. Bir ara, kendi ekseninde dönerek; gürültülüce, ardı-ardına havladı.


***

Direnişçiler, Alazköy kentini; gerçekten de kuşatmışlardı; dağ-orman-bahçe-tarla tanımıyorlardı! Tüm Alazköy, en ufak aralık bırakılmaksızın; çember içine alınmıştı!

Pek-çok kadın, Gizem'in giysisine benzer kılıklar kuşanmış; Ulualp'ın maskesinin ve gözlüğünün, birer taklidini takınmışlardı.

Hava, biraz kapalı olduğu için; kimileri, elfenerlerini yakmaya başlamıştı.

İki kafadar Tanıl ve Kevork; nasıl olduğunu anlamadan; mezrâlardaki ik tümsek ile mezrâ ırmağı arasındaki ormanlık yamaçta, kalakalmışlardı. Üstüne üstlük; iki yakışıklı ve karizmatik erkeği; çeşitli kadınlar çevrelemişti! Flört etmeye açık olsalardı; bu kadar ilgi toplamazlardı!

Kadınlar ise; hem direnişin; hem de, iki karizmatik dostun getirdiği heyecânla; çılgına dönmüşlerdi!

Kevork, kaygılar içerisinde; Tanıl'ın kulağına yaklaştı. Biz, buraya; nereden geldik! Kurtulmanın, yollarını ara, dostum. Daralmaya başladım!"

Tanıl güldü. "En azından; kadınların ilgi odağı olabilecek kadar; karizmatik ve yakışıklı olduğunu düşün; ve mutlu ol."

"Evden uzak olduğumuz için; Bay Tankut, ne diyecek? O durumda da, kaygılıyım."

Tanıl, bu kez biraz dahâ sesli güldü. "Bayan Ağtunç, ne diyecekse; Bay Tankut da, aynısını diyecek."

Bu kez, Kevork da güldü. "Alazköy'e geldikten sonra; Bayan Ağtunç'u, tanıyamaz oldum."

"Aynen öyle, değerli dostum; aynen öyle. Alazköy'de, dostluk var; sevgi var; alk var; tutku var; yaşam var!"

Kevork, yine Tanıl'ın kulağına yaklaştı. "Alk demişken; aramızda kalsın, dostum; bir-kaç kadınla, aynı ânda sevişmeye, ne derdin?"

Tanıl, gülümseme eşliğinde, Kevork'a baktı. "'Sırası değil!' derdim. Yoksa; sen mi, o türden düşüncelerin ardındasın?"

"Yok, dostum; yok. Ben, boyuneğer kadınları severim; öyle birisini de, dahâ yeni buldum."

"Bigün'ü, hiç bu kadar mutlu görmemiştim; biliyor musun? Sâyende; mutlu. İyi ki; varsın."

"Bigün'ü, o derece mi seversin?"

"Hem de çok, güzel dostum; çok severim onu."

"Siz, ne fısıldaşıyorsunuz orda?" diye sordu bir kadın. "Bu kadar kadınla çevrilisiniz; hâlâ erkek dostluklarıyla uğraşıyorsunuz!"

Diğer kadınlar, hiç durur mu? Önlar da, beriki kadın gibi; kargaşaya giriştiler! Hiç birisi bile, birazcık kıskançlık sergilemiyordu!

Tanıl, sağyanında ve olan sürekli kendisine sarkıtan ve ona sarılan Alazköylü Ulualp kılıklı kadına döndü. "Sen, o kadar çirkin misin ki; o maskeyi takıyorsun?"

Kadın, maskesini, güçlükle çıkardı; sıfır makyajlı yüzü; gerçekten de gözalıcıydı. Gülückler eşliğinde, "Şimdi üzüldün mü?" diye sordu.

Kevork, neredeyse kahkahâ derecesinde güldü.

O güzel kadının sağındaki başka bir kadın, güzelin kulağına; bir şeyler fısıldady; gizellik ise, kaygıyla dinledi. Ve arkadaşına, dik-dik baktı.

"Hanımlar!" dedi Kevork yüksek sesle. "Üçüncü kişilerin yanınjda; ancak zerâfetle mırıldanabilirsiniz. Ama ağzı, elle kapayarak; fısıldaşılmaz; bu tavır, bir hanımefendiye yakışmaz."

Ama o güzel kadın, özür diledi. "Arkadaşım, bana; çok ilginç bir şey söyledi," derken; dikkatliice ve dikizlercesine; Tanıl'a baktı. Yine arkadaşına dönüdü. "Tekin misin?" diye sordu.

"Hem de, adım gibi!" dedi arkadaşı. "Baloda, sevgilisiyle birlikte; yüzlerce görseli alındı. Bir sürü haberlerde ve çeşitli araağ ortamlarında yayınlandı."

Güzellik, "Doğru mu?" diye sordu. Alacakaranlıkta bile parlayan alagözlerle bakışlarından; biraz üzgün olduğü gözüküyordu.

"Hem de kendisi, ömrümün kadınıdır. O güzel balo gününde, sonunda kavuşabildik. Onu, en az dört yıl boyunca; büyük özlemle bekledim."

"Kaç yaşındasın, küçük hanım?" diye sordu Kevork.

Güzellik, biraxcık şaşırdı. "Yirmisekiz. Niye sordun?"

"Anladığım kadarıyla; Aşlazköy'de yaşamıyorsun."

"Hâyır; buralı değilim. Sırf tâtil için geldim. Karam Otel'de kalıyorum."

İki erkek, karşılıklı bakıştılar.

"Niye bakıyorsunuz öyle?" diye sordu güzellik.

"Karam Otel'de kalıyorsan; pek de tuzlu olmalısın," diye saptadı Tanıl.

"Zengin değilim," dedi güzellik. "Ama ülkemizin, en çok kazanan fotomodellerindeen biriyim."

"Kusurumuza bakma, güzellik," dedi Kevork. "Ama bizim, magazin haberlerine; süre ayırma lüksümüz yok."

"Beni, makyajlı görseniz; kesinlikle tanırsınız."

Tanıl, Kevork'a baktı. "Vay-vay! Özgüvene bak!" Güzelliğe döndü. "Demek ki; bu güzel yüzü, makyajla kirletiyorsun. Ne gerek var?"

"Çalışırken, makyaj yapmanın; olumlu yanları da var. Örneğin; sokakta, kolayca tanınmıyorum." Çevresine baktı. "Bu insanlardan yüzlercesi gördü beni. Hiç kimse tanıyamadı." Başını, hafifçe iki yana salladı. "Yâhû; bu konuya, nerden geldik?"

"Açıklayayım," dedi Tanıl. "Eğer Aşlazköy'de; baban olabilecek yaştaki bir herifle flörtleşirsen; otelden, çıkışını verirler!"

Güzellik şaşırdı. "Gerçek mi? İnanamıyorum! Oysa ben; olgun erkekleri severim; hem de çok!"

"Yâni sübyâncılığa, olanak sağlıyorsun!" dedi Kevork; gülümsemiyordu.

"Yâhû; ben, çocuk muyum?"

"Değilsin," dedi Kevork. "Ama şöyle düşün; seninle sevişen bir erkek, bir sonrasında; senden bir yaş küçük biriyle sevişir. Ne de olsa; arada, pek fark yok. Ve hemen sonrasında; bir yaş dahâ küçük biriyle sevişir. Ne de olsa; arada, pek fark yok. Ve bunu, böylece sürdürür-gider. Nereye kadar?"

"Abartmıyor musun?" diye sordu güzellik. Ama güzel gözlerinde, bir tedirginlik vardı.

"Hâyır; abartmıyor," dedi Tanıl. "Öyle bir herif; sonuna kadar gider. Ve şu dostum da; sonuna kadar halkı." Biraz düşündü. "Ben bile; senin için, çok yaşlıyım."

"Kaç yaşındasın?"

"Otuzdokuz."

Güzelliğin, gözleri parladı! "Erkekliğin doruğu!"

"Hey-hey-hey! Ben de buradayım!" dedi Kevork, gülme eşliğinde.

"Elbet buradasın!" dedi güzellik. "Senin erkeklik kalitenden, kuşkulanan kim? Ayrıca; palabıyık da, korkunç yakışmış. Bu arkadaşın; erginliğin başındadır; sen ise, tam da ortasındasın.

Kevork öksürüksedi. "Bu, sırf bir iltifât mıydı?"

"Ne münâsebet! İltifât değil; gerçek." Güzellik, çıldırtıcı derecede kadınsı bakışlarıyla; Kevork'u, soyup-giydiriyordu!


***


Târih: 03.03.2020   |   Bölüm: Konumdeviriş (1)

Öykünün tüm kısımları
- 10. kısım
-   9. kısım
-   8. kısım
-   7. kısım
-   6. kısım
-   5. kısım
-   4. kısım
-   3. kısım
-   2. kısım
-   1. kısım
Content Management Powered by CuteNews



Tüm Bölümler
14. bölüm: Konumdeviriş! (2) (Hazırlanıyor)
13. bölüm: Konumdeviriş! (1)
12. bölüm: "Yasalar, her şeyden üstündür!"
11. bölüm: Tepetaklak!
10. bölüm: Kutluluklar ola!
  9. bölüm: Mutlu başlangıçlar!
  8. bölüm: Kara sevdâmsın sen!
  7. bölüm: Öleceğim özleminle!
  6. bölüm: "Seni seviyorum!"
  5. bölüm: İncelemek ve araştırmak! (2)
  4. bölüm: İncelemek ve araştırmak! (1)
  3. bölüm: "Ben, kimim?"
  2. bölüm: Araştır ve bul!
  1. bölüm: Aradık ve bulduk!
13. bölüm Konumdeviriş! (1)
© Erol Sürül | Sitemin, tüm hakları saklıdır.