13. bölüm Konumdeviriş! (1)
Anlamadığınız sözcüklerin üzerine, sıçanuçuyla dokunun; belki de, açıklamasını bulabilirsiniz.
7. kısım


Aysun ve Ulaş; akşam yemeklerinin derinliklerine dalmışlardı. Dingince ve keyiflice yiyip-içiyorlardı. Aysun, ara-ara kızıl şarabını yudumlarken; Ulaş, hep olduğu gibi; birasının keyfini tadıyordu.

"Sen, hep bira içersin; değil mi, câncağızım?"

"Bira, benim ikinci sevgilimdir. Ya sen? Hep şarap mı içersin?"

"Gizem ve ben; genellikle; şarabın her türlüsünü severiz. Sıklıkla da, uzuniçere yönleniriz. Gizem, sek kısaiçerleri de sever."

"Farkındayım; onun evine ilk gittiğimde; bir 'dry martini' yapmıştı kendisine." Birasını, havaya kaldırıp; kadeh dokuşturmak istiyormuş gibi yaptı; ve bardağına, dalgınca baktı. "Bana, onunla ilgili bir şeyler anlatır mısın?"

"Birisiyle ilgili, böylesine; buyruktürü bir şeyler anlatılmaz ki. Ara-sıra, bildiğim bir şeyleri anımsarsam; sana da iletirim. Ama bildiğim bir şey var; sen, doğal ezgin olmasan bile; çok bağlı sana. Sözkonusu, sevişmek olunca; senden başka erkek düşünemiyor."

Ulaş, kalbinin pompalanmasını engelleyemedi. "Ben de; ondan başka, hiç kimseyle sevişemem."

"Ya erkekler doğrultusunda, ne düşünüyorsun?"

Ulaş, bardağını; gürültü eşliğinde, masaya bıraktı! "Efendim?!"

Aysun, uzunca ve biraz da sinsice gülümsedi. "Bir erkekle sevişmeyi, hiç düşündün mü?"

Delikanlı, iki yana başını salladı. "Aysun! Senin, acâib itici düşncelerin var!

"Yâni; eşcinselliğe karşı, tepkili misin?"

"Elbet de hâyır! Ben hayvanları da severim. Bu, hayvanlara karşı, tepkili olmadığımı mı gösteriyor? Diğer yandan; erkek doslarımın olması; eşcinsel olma gerktiği anlamına mı gelmeli?"

"Kızma, câncağızım. Ben de; eşcinsel ya da biseksüel değilim Biliyorum; inanması, güç. Ama gerçekten de; eşcinsellikle, hiç bir tarağım yok. Ama Gizem'e dokunurken; kalbim, duracak gibi oluyor."

Ulaş şaşırdı. "Yâni siz ikiniz; biseksüel değil misiniz?"

"Hâyır; değiliz; gerçekten de değiliz. Bizim ilişkimizin ikinci bir örneği; belki de hiç yoktur. Bu, bir gerçektir."

Ulaş, yarıaçık ağzıyla; öylece gülümsüyordu. "Siz ikiniz; gerçekten de, acâib varlıklarsınız."

"Yineliyorum; ne benim, ne de Gizem'in; eşcinsellikle, en ufak ilişiğimiz yoktur. Ben, onu çok seviyoum; o da, beni çok seviyor; bu kadar. Yâni bizimkisi; 'alk' falan değil; yalnızca 'sevgi'. Biliyorum; çok ilginç bir sevgi türü."

"İnanıyorum sana."


***

Gizem, Tankut Kule'nin doğu yönünden; köşeyi döndü ve açık pencereden, içeri girdi. Yere inince; pencereyi, ardından kapattı.

Çalışma masasına geçti ve kuşağındaki tüm araç-gereçleri, masanın üstüne bıraktı. Bilgisayarın kapağını kaldırdı ve düğmesine bastı. Bir çekmeceden, iki bağlantı kablosu çıkardı. Fotograf makinesine ve kameraya; birer tekini taktı. Kamera kablosunun diğer uçunu, bilgisayara ekledi ve biraz bekledi.

Artık tüm görselleri ve filmleri; bilgisayarına aktarabilirdi. Oradan da, iletke yöntemiyle; Oya Kagusuz'a, Tankut'a ve Aysun'a gönderecekti.


***

Tankut ile Işıl; artık geri dönmeye karar verdiler. Yola koyulduklarında, "Uzun süre, neden yaslandınız o duvara, Bay Tankut?" diye sordu Işıl.

"'O' geldi," dedi Tankut. "Ağaçların arasında gizlendiği için; göremediniz onu. Konuşulacak, çok şey vardı. Ama yorgun ve bitkin düştü; çok ağır koşullarda çalışıyor."

"'Sekreter' sözcüğünün, ne anlama geldiğini biliyorsunuz; değil mi, Bay Tankut?"

"Elbet biliyorum; 'giztutan' ya da 'gizsaklayan' demektir."

"Bana, ne kadar bilgi verirseniz; o kadar dahâ sağlıklı iletişim kurabiliriz. Ayrıca, unutmayın; sizin aldığınız karar doğrultusunda; yalnızca sekreteriniz değilim."

"Sakın ola ki; size güvenmediğimi düşünmeyin. Güvenemeyeceğim insanları, yenımda tutmam. Ama bilmeniz gereken her ayrıntıyı, sizinle paylaşıyorum."

"Sizinle, yalnızca para için çalışmıyorum; sizin, ülküleriniz var; tıpkı benim de, ülkülerim olduğu gibi."

"Sizinle, yeni tanışmıyoruz, Bayan Idır. Bu arada; Bay Tuğbay'ı da arasanız; iyi olur; onun için kaygılanmayalım."

"Ben kaygılanmıyorum. Gönlümde, ne kadar yeri varsa; ona olan güvenim de, aynen o kadardır. Bay Kurtuluş ile takılacakmış; bana, öyle söyledi."

"Öyle olsun."

Işıl biliyordu; Tankut, yalnızca konuyu değiştirmek istemişti.

Ama Tankut, önce çevresini gözetledi ve Işıl'a döndü. "Bu konu ile ilgili konuşmak; pek uygun olmaz ama, yine de sizi rahâtlatayım. 'O', il oltağına gitti. Anladığım kadarıyla; Bayan Kaygusuz'un yararlanması için; bolca kaynak topladı. Saat, en erken yirmibirden sonra; haberlerle ilgilenin. Ben, 'ona'; kesin bir görev vermedim; ama benim bildiğim 'o'; bir sâniyesini bile, boşa harcamaz."

"Teşekkür ederim, Bay Tankut; bana, çok iyi geldiniz. Tütün tüketseydim; tam da bu ânda, bir sigara ya da puro içerdim."

"Sizin mutlu olmanız; benim iyiliğimedir."

Işıl durdu; geriye baktı; sonra, çavresini gözetledi. "Farkında mısınız, Bay Tankut?"

Tankut ise, yaklaşık bir metre ilerde durdu. "Neyin?"

"Hiç, bu kadar sahte Alazköylü Ulualp gördünüz mü?"

"Söylemedim mi size? Son iki günde sattığımız lateks ve yan ürünleri; on yıllık toplam cirodan dahâ fazla oldu. Yalnızca o kadarıyla kalmadı; ticâretimiz, her alanda patladı!"

Işıl, artık Tankut'un yanına gelmşti. "Desenize; bize yapılan saldırılar; öncelikle, ticârî açıdan yaradı."

"Aynen öyle."

Tankut'un iletişim aygıtı tınladı. Tankut, aygıtı kaptı. "Dinliyorum."

"Topladığım tüm materyalleri, iletke adresinize gönderdim. Artık istediğiniz gibi kullanabilirsiniz," dedi Yeşilgöz.

"Teşekkür ederim. Ricâ etsem; Bayan Idıra da gönderir misiniz?"

"Elbet de, Bay Tankut. İyi geceler."

"İyi geceler." Aygıdı kapatıp, ceketinin iç cebine koyarken; Işıl'a döndü. "Haberleri beklemenize, gerek yok; tüm materyaller, sizin iletke adresinizde."

"Oğ!" dedi Işıl sevinçle. "O kullandığınız aygıt, neydi?"

"Bir tür telefon; yalnızca, ikimizin arasında bağlantı kuran bir aygıt."

"Ondan da, bana sözetmeniz gerekirdi, Bay Tankut."

"Haklısınız. Ama son günlerde; hepimizn başı, çok karışık. Unutmuşum."


***

Gizem, cep telefonunu kullanarak; Oya Kaygusuz'u aradı. Uzunca bekledi. Ses geldiğinde; faşlsetto ses tonuna geçti. "İletke kutunuza, bilgi yolladım; hemen kullanabilirsiniz."

"Kimsiniz?" diye sordsu Oya Kaygusuz.

"Siz, bana, 'Alazköylü Ulualp' adını verdiniz. Başarılar dilerim." Ve kapattı.

Hemen ardından, Aysun'un cep telefonunu aradı. Sevgi dolu bir sesle,"Aşkım!" dedi. "Çok yorgunum..."

Ama Aysun, onu konuşturmuyordu. "Nerdesin, aşkım? Senin için kaygılanıyorum!"

"Dingin, aşkım; dingin! Yatış biraz. Ben, sana söylemiştim; bana, kolay-kolay bir şey olmaz. Öğleden sonra, solumaya bile fırsatım olmadı."

"Hemen buluşalım..."

"Hâyır, aşkım; hâyır! Yorgunluktan kırılıyorum. Beni, gerçekten de seviyorsan; yarın görüşelim. Hâlâ laboratuardayım. Eğer yorgunluğumu yenip, eve gidebilirsem; hemencecik yatağa fırlayacağım."

"Senin için, gerçekten de çok kaygılandık."

"Kaygılandınız mı? Kiminle?"

"Ulaş'la; onun evindeyim. Akşam yemeğimizi, dahâ yeni bitirdik."

Yeşilgöz gülümsedi; yorgunluğu, biraz azalmıştı. "Sevindim. Ulaş'a söyle; yarın ya da sonraki gün; onunla tanışmak için, bir kadın gele..."

"Ne kadını?" diye bağırdı Aysun!

Gizem güldü. "İlk kez bağırdın bana. Yavaş ol, aşkım; diginle kendini. Benim ev işlerimi yapması için; bir kadın gelecek. Aynı kadın, aynı günde; Ulaş'ın ev işlerini de, aradan çıkarabilir.."

"Ah! Şu mesele," dedi Aysun.

"Evet; o mesele. Şimdi izin ver de; buraları toparlayayım. Hemen ardından da; eve gidip; mışıl-mışıl uyuyacağım."

"Üzgünüm ama, biliyorsun; bir Efendim; bir de sen."

"Biliyorum, aşkım. Ama seni, büyük eğlenceyle oyalamak için; güzel bilgiler yolladım sana. İletke kutunu açarsan; bir sürü ilginç belge alacaksın."

"Ne tür bilgi?"

"İletke kutunu aç; kesinlikle eğleneceksin. Ben kapatıyorum; çok yorgunum."

"İyi uykular, küçük aşkım; yarın buluşuruz."

"İyi geceler, aşkım."


***


Târih: 03.03.2020   |   Bölüm: Konumdeviriş (1)

Öykünün tüm kısımları
- 10. kısım
-   9. kısım
-   8. kısım
-   7. kısım
-   6. kısım
-   5. kısım
-   4. kısım
-   3. kısım
-   2. kısım
-   1. kısım
Content Management Powered by CuteNews



Tüm Bölümler
14. bölüm: Konumdeviriş! (2) (Hazırlanıyor)
13. bölüm: Konumdeviriş! (1)
12. bölüm: "Yasalar, her şeyden üstündür!"
11. bölüm: Tepetaklak!
10. bölüm: Kutluluklar ola!
  9. bölüm: Mutlu başlangıçlar!
  8. bölüm: Kara sevdâmsın sen!
  7. bölüm: Öleceğim özleminle!
  6. bölüm: "Seni seviyorum!"
  5. bölüm: İncelemek ve araştırmak! (2)
  4. bölüm: İncelemek ve araştırmak! (1)
  3. bölüm: "Ben, kimim?"
  2. bölüm: Araştır ve bul!
  1. bölüm: Aradık ve bulduk!
13. bölüm Konumdeviriş! (1)
© Erol Sürül | Sitemin, tüm hakları saklıdır.