9. bölüm Mutlu başlangıçlar!
7. kısım


Ağtunç Kule'nin çatısındaydılar. Buradaki tüm bahçe bakım işlemlerini, Uğursoy A.Ş. yapmıştı; elektrik denetlemelerini de, Tankut Kümeleri'nden, ilgili şirket denetlemişti.

"Ama ne kadar da güzeller!" dedi Aysun. Elindeki dürbünle, Tankut'un bahçesini gözetliyordu. Geriye dönerek, yemek hazırlığının son işlemlerini yapan arkadaşlarına baktı. "Ben, çok kötü bir ev sâhibiyim, değil mi?"

"Aşkım, olur mu öyle şey!" dedi Gizem. "Zâten yapılacak fazla bir şey kalmadı. Üstelik, Bay Tankut'un, ev halkıyla nasıl iletişim kurduğunu da, bilmen gerekiyor. Sıkıntı yok yâni."

Aysun, son bir kez aşağıyı gözetledi. Gülümseyerek, geri döndü; diğer cândaşlarına yardım etmeyi sürdürdü. "Sevdiklerimle, kendi evimde ilk öğle yemeğim. Buna bir de çatı eklenince... Sizi, çok seviyorum, cânlarım."


***

Öğle yemeğinin sonuna yaklaşırken, bir ara, neredeyse herkes yemeğiyle uğraşlıydı. Sevil, Tanıl'ın, yemeğiyle oynadığını görünce, Serpil'in de, iş arkadaşını aralıksız kestirdiğini, sürekli izlemek durumunda olduğunu, aklında tuttu..

Tuğbay'ın yanına giderek, çenesiyle başına dayandı: "Tanıl, sana bir şeyler göstermek istiyorum. Benimle gelir misin?" Serpil, onu boğacakmış gibi baktı.

"Hayrola? Yine ne dümenler çeviriyorsun, bücür?" diye merâk etti Tuğbay.

Genç kadın, şarap bardağını da eline alarak, havuzun diğer yanına doğru yürüdü. Tuğbay da peşine takıldı. Karşı yana vardıklarında, Sevil durdu. "Farkındasın; değil mi?" dedi Tanıl'a.

"Neyin farkında olabilecekmişim?"

"Acabâ kilot giyinmiş midir?"

"Kimden sözediyorsun, şirin bücür?"

"Yapma, Tanıl! Kimi kastettiğimi, çok iyi biliyorsun."

"Kızım, bundan, bize ne? Herkesin zevki, farklıdır."

"Ama Tanıl! Yapma! Alazköy'e geldiklerinden beri, seni gözden kaçırmıyor; sana, fecî yanık! Yanıyor-tutuşuyor!"

"Biraz dahâ abartırsan, sen, yanıp-tutuşacaksın," diye şakalaştı Tuğbay.

"Seni, benden kıskanıyor; hiç mi farkında değilsin? Alev-alev tutuşuyor sana."

Tanıl, Sevil'in burnuna, sol eliyle bir makas attı. "Sen, ne ara böyle tatlı bir cadıya dönüştün, bücür?"

"Şu güne kadar, beni, râkip olarak gören olmadı; ama bugünden sonra, başımıza, cümbüş yağacak."

"Romantizmden hoşlanmadığımı, hâlâ öğrenemedin, değil mi?"

"Peki, onun, romantizmden hoşlandığını öne süren oldu mu ki? Sen, son derece karizmatik bir erkeksin. O ise, bahâr duygularını yaşıyor."

"Bücür, benim de gönlümün birilerinde olabileceğini, hiç aklına getirdin mi?"

"Onu da biliyorum; ve seni, sonuna kadar destekliyorum. Ama şu meymenetsiz yaratığın, sana göz koyması, pek de gülünç oluyor. cânım abicim benim."

"Tatlı cadı! Ben, seni yerim!" dedi Tuğbay; ve Sevil'in omuzuna sarılarak, sofraya yürüdüler.

Karakaş ise, Sevil'e olan hoşnutsuzluğunu, sürekli yükseltiyordu.


***

Aysun, Gizem ve Gözde, yemekle olan önemli malzemeleri hazırlamıştı. Etleri pişirme işi ise, Gürel'e kalmıştı. Aslında, kadınlar da bu işi yapabilirdi; ama Gürel, mangal işinden pek hoşnut olduğu için, onu kırmadılar. Her tür beyâz ve kırmızı et hazırdı. Ve sonunda, son parça kızarmış etler, tabaklara dağıtıldı.

Herkes tabağındaki yemeklerle uğraşlıyken, Gizem'in aklını bir soru kemiriyordu. "Aşkım, yaranı deşmek istemem; ama yine de seni dahâ iyi tanıyabilmemiz için, bize annenin-babanın son ânlarını anlatır mısın?"

Aysun, başını kaldırarak, Gizem'e baktı; hüzünlüydü. "Yâni nasıl ve neden öldüklerini bilmek istiyorsun."

"Evet, cânım sevgilim. Bu konuya hiç değinmemiştik." Aslında yeşilgöz, pek mahçûbdu. Ama bu soru, onun içine hep bir ukde olmuştu.

Aysun, artık o acı gerçeğe alışmıştı. "Cânın sıkılmasın, aşkım; artık alıştım." Ve anlatmaya başladı. "Yirmiüç yıl önce idi. Annem ve babam, işlerini bana devrederek, Ağrı Dağı'nda tırmanışa gitmişlerdi. Dördüncü günün sonunda, o acı haberi almıştım. Bir çığ kopması sonucu, çığın altında kalmışlardı. Bedenlerine ulaşıldığında, çoktan ölmüşlerdi."

"Ah güzel arkadaşım!" dedi Gözde. "En azından bir avuncumuz var; bâzı insanlar, uzun yıllar kıvranıyorlar ve ölmeyi bekliyorlar. Senin annen ve baban ise, fazla acı çekmeden göç ettiler."

Ayusun, gülümsedi. "Haklısın, sevgilim; konuya, bu açıdan da bakabiliriz. Sanırım, acımı, uzun yıllara yaymak, en iyisi oldu. Yas tutacak zamânım olsaydı, acımdan kahrolurdum. Yâni sonsuza dek sevdiklerim, bana bir iyilik yaparcasına, iş yükümün çok ağır olduğu bir sırada göç ettiler."

"Sen, tam bir filozofsun, güzel arkadaşım," dedi Gürel. "İyi ki, seninle tanışmışız."

"Bu arada; senin ev çalışanların da bir site hazırlayacaklar mı?" diye sordu Gizem; böylece, kendisi açtığı hüzünlü konuyu da kapatmış oldu.

Aysun'un, yeniden gözleri parladı. "Çok iyi olur. İstersen, onlara ilk malzemeyi, biz sunalım."

"Fotograf makinemi ve bir de üçayağı, yanımda getirdim," dedi yeşilgöz. "Baba, sen önce Aysun'la beni resmedebilir misin?"

"Elbet de, fındık kurdum. Çıkar makineyi."


***

"Değerli Bayan Karakaş, değerli Bayan Kaşıçene, değerli Bay Kurtuluş! Emîn olabilirsiniz ki, üçünüzün de uyumluluk sağlama yeteneği, çok yüksek. Artık Alazköy'de huzurlu yıllar geçireceğinizden kuşkum yok."

"Sâyenizde, Bay Tankut," dedi Kaşıçene. "dahâ düne kadar, buraya alışamayacağımızdan kaygılanıyordum. Oysa bugün, çok iyi seziniyorum."

"Ben ise, artık çok mutluyum," dedi Karakaş; kaş alından da Tanıl'ı dikizliyordu.

'Sana inanıyorum, cadı!' diye geçirdi içinden Sevil; neredeyse sırıtacaktı.

"Kaygılarınız olursa, bizimkilere başvurun. dahâ çok, Bayan Boğa'ya odaklanın; o, aldığı eğitimden ötürü, size, uyum alanında ayrıntılı yardım sağlayabilir."

Tüm bakışlar, Bigün'e çevrildi. "Yardımcı olabilirsem, ne mutlu bana," dedi Bigün parlayan gözlerle; bakışlarını, Kevork'a odaklamamak için, büyük çaba sarfediyordu.


***


Târih: 21.11.2014 | Bölüm: Mutlu başlangıçlar!

Öykünün tüm kısımları
- 9. kısım
- 8. kısım
- 7. kısım
- 6. kısım
- 5. kısım
- 4. kısım
- 3. kısım
- 2. kısım
- 1. kısım





Tüm Bölümler
13. bölüm: Konumdeviriş! (Hazırlanıyor)
12. bölüm: "Yasalar, her şeyden üstündür!"
11. bölüm: Tepetaklak!
10. bölüm: Kutluluklar ola!
  9. bölüm: Mutlu başlangıçlar!
  8. bölüm: Kara sevdâmsın sen!
  7. bölüm: Öleceğim özleminle!
  6. bölüm: "Seni seviyorum!"
  5. bölüm: İncelemek ve araştırmak! (2)
  4. bölüm: İncelemek ve araştırmak! (1)
  3. bölüm: "Ben, kimim?"
  2. bölüm: Araştır ve bul!
  1. bölüm: Aradık ve bulduk!
9. bölüm Mutlu başlangıçlar!
© Erol Sürül | Sitemin, tüm hakları saklıdır.