Tasarım
Uyduruk adlar, gerçek olursa...


        Öykü dizimin, kaba tasarımsını hazırladığımda, hep bilinen isimleri kullandığımı farketmiştim.

        Böylece bilinmedik isimler uydurdum.

        Bu adların bâzıları şunlar:

        - Gizem Gözsel
        - Aysun Ağtunç
        - Tanıl Tuğbay
        - Bigün Boğa
        - Işıl Idır
        - Duygu Dağbayır
        - Deniz Düşel

        Neredeyse birinci bölümü bitirmiştim ki, içime bir kurt düştü: "Acabâ bu adlardan hangileri, gerçekte vardır?"

        Ve hemen arama motorunu taradım! Büyük şaşkınlık geçirdim! Çünkü, ya benim beynim, Türkçe'yi iyi irdeledi, ya da bilmediğim durumlar söz konusudur!

        Hâlbuki benim amacım, öyküdeki figürlere ve "Alazköy"ün karakterine uygun adlar bulmaktı.

        Bâzı örnekler:

        - Gizem Gözsel: Hem göze hitâb eden bir güzelliği var, hem de "gözden kayboluyor" (görüntüsüzleşiyor).

        - Aysun Ağtunç: Çevesinde, "tunç gibi" sarsılmaz bir ticâret "ağı" yarattı.

        - Tanıl Tuğbay: Padişahın "tuğrası" gibi geçerli (özünde-sözünde bir ve güvenilir) bir "bay".

        - Bigün Boğa: Bu adın gizemi, önümüzdeki bölümlerde aktarılacak. Heyecânı azaltmamak için, anlamını şimdilik yazmıyorum.

        - Işıl Idır: Aslında Işıl'ın, ilk koyduğum soyadı, "Iğdır" idi. İsim, tuhâfıma gidince, "Ğ" harfini kaldırdım.

        - Duygu Dağbayır: Alazköy, binbir "dağın" ve "yamacın" (bayır) arasında bulunan bir kenttir.

        - Deniz Düşel: Bu adı, önceleri "Düşil" olarak tasarlamıştım. Sonrasında, Türkçe'nin tarihsel evrilimini gözönünde bulunarak, "Düşel" yaptım. Bilinen şekli ile "rüyâlar diyârı". Yani Deniz Düşel'in de katkılarıyla, Alazköy, tam bir düşel (rüyâlar diyârı) oldu."

        Ve diğer düzinelerce uydurduğum isimlerinin çoğunluğu, meğerse gerçekte varmış.

Tarih: 24.09.2014 Bölüm: Tasarım
Tasarım
© Erol Sürül | Sitemin tüm hakları saklıdır.